Köpeklerin Kalbi

Köpeklerin Kalbi

Güçlü, dokunaklı, öfkeli; Thomas Bernard’a, Bela Tarr’a yakın bir sesi var şairin. ‘Rüzgar’, ‘atlar’, ‘çocukluk’ şairin sık kullandığı imgeler. Kendi deyimiyle kitabın adı şurana geliyor: “Hem çocukluk hem de köpeklerin mahsun bakışlarını, herşeyin etrafında koşup durunca birşey yapmamalarını düşünmüştüm o zamanlar. Köpeklerin Kalbi en çok da ses ve keskin bir ifade olarak sardı beni. Yani dünyada herkesin yaşamak için ihtiyaç duydukları şeyler var, köpek gibi sevmek yapmak vs. deyimler de var. Muhtaç olmak var. İnsanları da hayvanları da canlılar kategorisine koyunca bizim hayatlarımız da esasen belgesele konu olacak kadar doğal. Süsleri makyajları atınca o doğal muhtaç olma hali bariz görünüyor.

Açıklama

Ellerimize sinmiş arduaz ağaçları gravürler müzelik ölümler
Ölümler gizlice utandığımız gizlice unuttuğumuz
Durmadan yanan gece lambasının verdiği huzura benzeyen yalnızlığımız
Yokuşta unutulan rüzgârlarla geyik resimleriyle
Gittikçe büyüyen çöllerin tanrısına mı adanıyorduk
Durdum eskiyen bir anının içinde trenlerle
Yazarken eskiyen bir şiir yazdım

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“Köpeklerin Kalbi” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir